| Mayıs bitti Haziran geldi, yaza merhaba… İstanbul’da iliklerime kadar yazın sıcağını hissederken, bir gömleğe bir tişörte indirmişken her şeyi simdi Danimarka’dayım ve üşüyorum geceleri… Cuma gecesi camları ardına kadar açıp yattığımın Türkiyem’in ertesi günü ve -hatta yazıyı yazdığım şu anda bile- kaloriferleri açarak ve hatta biraz da üşüyerek yazıyorum.
Ne garip değil mi? Burada bir türlü akşam olmuyor/olamıyor. Burada gün bitmiyor, gece olmuyor… Mesela Türkiye’de aksam 8’den sonra hava kararırken burada 10’dan sonra kararıyor, o da nazlana nazlana. Gece simsiyah olmuyor mesela. Buradaki gurbetcilerimizle konuşuyorum; ‘Hava kararmadan nasıl uyutabiliyorsunuz çocukları?’ diye Cevap: Uyutamıyoruz ki… Türkiye saatiyle aksam 7’de çocuğunuzu uyutmayı deneyin, daha dışarda hava o kadar açıkken yani. En çok intihar olaylarının İskandinav ülkelerinde olmasının altında sanki biraz da bu var gibi, Kasvetli, yağmurlu ve bulutlu hava ve ortalama 18 saat sürekli hepsi kapıda… Bir kaç ay sonra Ramazan ve Ağustos ayı diyorum ki Allah yardım etsin burada oruç tutacaklara. Düşünsenize gece 11’de iftar, iki saat sonra sahur… ister yemek ye ister dinlen istersen teravihe git, 22 saat oruç tuttuktan sonra nasıl uygun görürsen yani… Burda oyle diyor gurbetci hacı amca: Bizde 5 öğün yemek 3 vakit namaz, uyarına varırsa… ***
Ne kadar ölçülü ve orantılı bir ülkedir Türkiye. Yaz yaza benziyor, bahar bahara, sabahı sabaha benziyor akşamı akşama.. Hıyarı hıyara benziyor, adamı adama… Ama biz birbirimizi yemekten, birlikte yaşamayı beceremiyoruz hâlâ… Beceremiyoruz farklılıklarımızla yaşamayı… Hıyar hıyardır, adam adam anlasana; Kıymetini bil güzel ülkenin, güneşin, gölgenin… Şimdi daha iyi anlıyorum Oktay RIFAT’IN ” SON SÖZ” isimli şiirini:
Boğazından lıkır lıkır geçen Şu suyun kıymetini bil Nedir ki bu mavilik deme Pencerenden görebildiğin kadar Göğün kıymetini bil Kıymetini bil çiçek açmış bademin Beyazın siyahın yeşilin Pembenin kıymetini bil, Dirilik öyle bir şey ki yürekte Sevinçle çırpınır Kavak yelleri eser insanın başında İnsanoğlu kızar öfkelenir savaşır Halk için girişilen savaşta O korkulu sevincin Öfkenin kıymetini bil Bil ki bu; Budur işte Güneş yalnız dirileri ısıtır Güneşin kıymetini bil.
|