Tek kelime ile ŞEKER nedir?
(Cevap yazmak için tıklayınız)
 


 Bir Genç Kız Hikayesi // 29 Mart 2010

O da, \"Bir defadan bir şey olmaz\" diye başlamıştı. Öyle olmadığını fark ettiğinde iş işten geçmişti çoktan. Önce okul harçlıklarıyla, sonra anne ve babasının cüzdanından çaldıklarıyla temin etti. Yetmedi, evindeki eşyaları gizli gizli sattı. Sonra en yakın arkadaşlarını bile dolandırmaktan çekinmedi. Dolandıracak kimse, evde satılacak eşya kalmadığında tek bir çare kalmıştı: Bedenini satmak. İşte bunu gururuna yediremedi ve kararını verdi: \"Bu esaretten kurtulmalıyım.\"
Henüz 17-18 yaşındaydı. Babaannesi ölmüştü. Çok sevdiği babaannesinin ölümü onu derinden sarsmıştı. İşte, bu en zayıf anında, en büyük kötülüğü kuzeninden gördü. \"Bir kez dene, acıları unutacaksın\" dediğinde itiraz edemedi.

Ve bir kez denediği ’Eroin’, ona yıllar boyu hayatı zindan etti.

Antalya’da yaşayan ve 17-18 yaşlarındayken uyuşturucu bağımlısı haline gelen A.E., 3 yıldan fazla süren bağımlılık günlerinde yaşadığı \"sefaleti\" A.A muhabirine anlattı.

Haftanın 3 günü akşam saatlerinde devam ettiği \"Adsız Alkolikler\" derneğinin toplantısı öncesinde sorularımızı yanıtlayan A.E. \"Adsız Alkolikler\"de yalnızca alkol bağımlılarının değil, esrar, eroin, hap bağımlılarının bir araya gelerek, bağımlılıktan kurtulmak için birbirlerine destek olduklarını anlattı.

Bağımlılıktan kurtulma yolunda çok önemli bir aşama kaydeden A.E. soruları açık yüreklilikle yanıtladı. Bugün 23 yaşında olan ve yaklaşık 1,5 yıldır eroin kullanmamasına rağmen, tedavi süreci devam eden A.E., hayat hikayesini \"gençlere ve anne-babalara örnek olması için\" anlatmak istediğini söyledi.

Soru: Bize eroin kullanmaya nasıl başladığını anlatır mısın?
AE: "23 yaşındayım beş senedir uyuşturucu bağımlısıyım. Yaklaşık bir buçuk yıldır temizim. İlk 17-18 yaşlarında bir vefat olayının arkasından başladım. Babaannem vefat etmişti. Bana ’babaannen içeride oturuyormuş gibi gelecek, üzülmeyeceksin bu kadar’ dediler. Ben de kullandım. Daha sonra her gün düzenli olarak kullanmaya başladım. Çok kısa bir süre sonra bağımlı hale geldim.

Her gün kullanmak zorundaydım artık. Daha küçük yaşlarda alkolle başlamıştım. Sonra esrar, hap ve son üç yıl da eroin kullandım.\"

Soru: Eroini nasıl temin ediyordun, nasıl para yetiştiriyordun?

AE: Başta eroin olmak üzere uyuşturucu artık çok pahalı değil. Bağımlılık pekiştikçe, kullanacağın doz arttığı için, pahalı hale geliyor, para bulmak zorunda kalıyorsunuz. Bu hırsızlık, dolandırıcılık yoluyla olabiliyor. Ne olursa olsun, bir şekilde uyuşturucuyu temin etmek durumundaydım. Eroin satın alabilmek için önce ailemden çalmaya başladım. Sonra evimdeki eşyaları sattım, daha sonra en yakınımdakilere zarar verdim maddi anlamda. Anne-babasını döverek paralarını zorla alanları biliyorum. Ben yapmadım ama çaldım, dolandırdım.\"

Soru: Neler yaşıyordun, sana en çok zararı nasıl verdi?

AE: Eroin kullandığım dönemde ailem beni kabul etmedi, eve almadı. Annem, \"Ancak tedaviyi kabul edersen ben varım. Onun dışında sen benim kızım değilsin\" dedi.


İnşaatlarda yatıyordum ya da henüz bir gün önce tanıdığım insanların evinde kalıyordum. Çok rezil geçti o dönemim. O rezilliklerden bıktığım için artık tedaviyi seçtim. Görebileceğim daha kötü bir şey kalmadığını düşündüm. Son çare olarak kendi bedenimden para kazanmam gerekirdi. Çünkü dolandırabilecek kimse de bulamıyordum artık etrafımda. Kalacak yerim de yoktu. En son olarak kendi bedenimden para kazanmam gerekiyordu, bunu kendime yediremedim. Ailemden destek istedim. Bana yardımcı oldular ve bir buçuk yıldır temizim.

AE neler yaşadı, başından neler geçti, nelere şahit oldu, kullananların sonu genelde nasıl bitiyor? 10 yaşında uyuşturucu bağımlısı olan çocuk gerçek mi…?

İnsanın sadece bedenen değil kişilik olarak da bitiren “bu kadar da olmaz türünden” bir insan hikayesi

 

Yazı uzun olmasın diye bölmek zorunda kaldım.

Devamı Haftaya değil PERŞEMBE GÜNÜ..

Lütfen bu İBRETLİK hikayeyi okuyun ve okutun…

Bu hikaye kimseye uzak değil…



  • Kararını ver... | 06 Eylül 2010
    Türkiye hayati bir kararın verileceği haftaya giriyor.
  • Bir lokma bir hırka mı, Ferrari mi? | 30 Ağustos 2010
    Meydanlar, sokaklar sadece iftar sofralarıyla değil ilahi bir ŞÜKÜR hazzıyla dolup taşarken, o iftar anına kadar bizi en çalkantılı denizlerden çıkarıp huzura getiren SABIR ile taçlanıyor.
  • Sesimi Duyan Var mı? | 16 Ağustos 2010
    11 sene önce bugün... Saatler 03:02\'yi gösterirken gidenler böyle gideceğini hiç düşünmedi ...
  • Oruç Tutma, Parasını Ver! | 09 Ağustos 2010
    Şimdi Ramazan, Ağustos ayına gelince, bizim çocuklardan kulağıma en çok çarpan söz bu;
  • Hep aşktan sorarlar... | 26 Temmuz 2010
    Zaman, mekân, yaş ve konum değişse de Aşk değişmiyor çünkü… Değişen sadece âşıklar ve maşuklar ...
  • Talihsiz Yalçın ile Bahtsız Ece | 19 Temmuz 2010
    Asıl olan hayat sınavıdır, O da tam orda başlıyor işte… Her şey bitti dediğin yerde…
  • Beş gün olsun, benim olsun | 05 Temmuz 2010
    İşte bu yazıyı yazmamın sebebidir ki peşinen, rical-i devletten, ricali millete kadar herkesten 15-31 Temmuz arası yokum ve beni aramayın.
  • Dayanamıyorum Uley! | 28 Haziran 2010
    Yaz geldi... “Halkının” sanatçısı, “halkının” topçusu, “halkının” gazetecisi; “halkının” yerine sahillerde…
  • Al sana karne | 21 Haziran 2010
    Yarının gündemini değil, yarınların gündemini konuşmak isterdim sizinle… Oğlan dedesine, kız ninesine niye hiç benzemiyor sizce?
  • Edep edepsizlerden öğrenilir | 14 Haziran 2010
    Edep duygusu; içinde kişisel ahlaktan toplum ahlakına kadar “ar duygusu” olan her şeyi kapsar. Bir kötüyü yok etmek kolay, mesele bir kötülüğü yok etmek…
  • Biz olamayız, tüm dünya olsa bile... | 07 Haziran 2010
    Biz insanız; ‘Eşref-i Mahlukat’ız yani, yaratılmışların en şereflisi…
  • Hıyar Hıyardır, Adam da Adam | 31 Mayıs 2010
    Ne kadar ölçülü ve orantılı bir ülkedir Türkiye. Yaz yaza benziyor, bahar bahara, sabahı sabaha benziyor akşamı akşama...
  • Paran kadar konuş(ma) | 24 Mayıs 2010
    İnsanın kalbine, kalıbına göre değil parasına göre değer veriyoruz. Giderken terk edeceğin şeylere fazla meyil verme…
  • Niye mutlu olamıyoruz ? | 10 Mayıs 2010
    Kanaatkâr değiliz, çünkü insanız ve gözümüzü bir avuç toprak doyuruncaya kadar da açız maddi-manevi…
  • Yüreğimin gittiği yere | 03 Mayıs 2010
    Nasıl bekliyorum bir bilseniz yakında ortalığa yayılacak iğde dallarından süzülen kokuyu…
  • Sahi siz sevdiğinize nasıl seslenirdiniz? | 26 Nisan 2010
    Bu sözümü onaylıyor musunuz yoksa okeyliyor musunuz!!! Bilmem... Dikkat edin;
  • Sen ne kadar samimisin? | 19 Nisan 2010
    Tv kumandasını elinizden düşürmüyor/düşüremiyorsanız…
  • Turn off TV - Turn on life | 12 Nisan 2010
    Nedir peki bizi bu kadar “gönüllü tutsak eden tv gerçeği?”
  • Dramlı Annenin İbretlik Öğütleri | 05 Nisan 2010
    Yaşanmış hikayelerden kendimize pay çıkarmamız her zaman mümkün…
  • Bir Genç Kız Hikayesi -2 | 01 Nisan 2010
    Eroin satın alabilmek için önce ailemden çalmaya başladım. Sonra evimdeki eşyaları sattım, daha sonra en yakınımdakilere zarar verdim maddi anlamda.
  • Bir Genç Kız Hikayesi | 29 Mart 2010
    Eroin satın alabilmek için önce ailemden çalmaya başladım. Sonra evimdeki eşyaları sattım, daha sonra en yakınımdakilere zarar verdim maddi anlamda.
  • Bugün Benim Doğum Günüm | 21 Mart 2010
    Evet; Bugün, bu yaşta bana ne kadar yakışırsa ölüm, işte enişteme de o kadar yakışmıştı. Eniştem, devrin en dürüst, en yiğit bürokratı…
  • Açılımın Kralıdır Çanakkale | 15 Mart 2010
    Kim kimden üstün, neyi ile? Ya da hangi ölümlü ölümsüz… Mevcut durumu itibariyle…
  • Haddini Bil | 07 Mart 2010
    Sen ağrıyan dişine, terk eden sevgiline, yataklara düşüren bir grip mikrobuna bile karşı Koyamayacak kadar zayıfsın haddini bil�
  • Sen Dürüst müsün? | 01 Mart 2010
    - Doğru insan, söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmamasından utanç duyar. (Konfüçyus)
  • Nasıl Bilirler Sizi? | 22 Şubat 2010
    Hiç düşündünüz mü sizi nasıl anıyor çevreniz…? Hangi özelliğiniz sizi öne çıkaran “onların” gözünde?
  • Seviyorum ama kimi? | 15 Şubat 2010
    Ne temiz çocuklardık; hiç kirlenmemiş, masumiyeti yüreğinde, mahremiyeti yüzünde. İncitmekten ÇEKİNEN, edebinden UTANAN öyle saf, öyle temiz
  • Beni Sev(m)iyor musun? | 08 Şubat 2010
    Sanırım en çok bu soruyu soruyor ‘daha çok seven’ sevdiğine? Biz sevmiyor sanki zulmediyoruz sevdiklerimize…
  • Nerde Olmak İsterdin? | 01 Şubat 2010
    Küçükken “Zaman Tüneli” diye bir film vardı ve tüm çocukların hayal dünyalarında ciddi yolculuklar bırakmıştı…
  • Kim Oynadı Bu Oyunu -3- | 25 Ocak 2010
    Ey dışarıdaki sen! Oturduğun şu bilgisayarın başında, iyice düşün;
  • Kim Oynadı Bu Oyunu? -2- | 18 Ocak 2010
    Her ziyaret gününde onu soracaksın annene, “ne yapıyor nasıl?” diye, hep ondan da bir şeyler gelsin diye bekleyeceksin.
  • Kim Oynadı Bu Oyunu? | 11 Ocak 2010
    Şimdi bir oyun oynayalım sizinle… Oyunun adı: “Şeytanın sözü, keşke”
  • Kırık Kalplerin Ahı | 04 Ocak 2010
    Radyoda Sezen Aksu söylüyor, dışarıda kar yağıyor… Bardağımda sıcaklığı ıhlamurun...
  • İki bin on | 28 Aralık 2009
    “Çekelim turnam sineye derdi sineye, Bu yıl bize gülmek haram belki seneye”
  • 2009 Yaprak Dökümü | 21 Aralık 2009
    Şair, şarkı sözü yazarı İLKAN SAN, Şair, şarkı sözü yazarı YUSUF HAYALOĞLU...
  • Nerde, Nasıl, Kaç Yaşında? | 14 Aralık 2009
    Zincirlikuyu mezarlığına gittiğimde, tanınmışlar dünyasından birçok ünlüye...
  • Seni çalmasınlar da… | 07 Aralık 2009
    Ne kadar tanıyoruz birbirimizi? Ne kadar anlıyoruz? Ne kadar seviyoruz birbirimizi?
  • Hüzün Kokulu Afrika Geceleri | 01 Aralık 2009
    Bayramı gurbette yaşamak. Belki de bayramda gurbeti yaşamak. İş gereği, aş gereği...
  • Ataşlar içinde köze kavuştum | 23 Kasım 2009
    Herkes sevdiğine kavuştu gitti... Bir ben kaldım, bir sen son istasyonda...
  • Aşk bir yalan (mı?) | 16 Kasım 2009
    “…aşk ne hain insana bildiği bütün dilleri unutturuyor” AU
  • Tehlikenin Farkında mısın?.. | 09 Kasım 2009
    Komutan askere sormuş:Oğlum savaşdasın ve düşman karşıdan geliyor ne yaparsın?;
  • Hangi Toprak Büyütür Beni? | 02 Kasım 2009
    Ayrılık en çok ne zaman dokunur insana? O ilk günlerinde mi? Yoksa yokluğuna hasret bulaşan demlenen ÇOĞALAN günlerinde mi?
  • O Özür Dilesin! | 26 Ekim 2009
    Ne kadar benziyoruz birbirimize…Aynı sıcaktan bunalıp, aynı soğuktan üşüdüğümüz gibi;
  • O, Bana Yeter | 19 Ekim 2009
    Sessizliğin çıldırttığı anlar vardır,Gürültünün çıldırttığından daha beter...
  • Aşk-ı Rezalet | 12 Ekim 2009
    Amerikan filmlerini izlediğinizde mutlaka bir sabah kahvaltısı sahnesine şahit olursunuz...
  • Ben 80’de Çocukken | 05 Ekim 2009
    Ne çabuk geçiyor zaman…Suskun bir düş gibi eski yıllar…
  • Sen de Unutulursun | 28 Eylül 2009
    Neyi yazsam, neden bahsetsem acaba?
  • İftar Topu mu, Futbol Topu mu? | 14 Eylül 2009
    Ramazan ikliminin edebiyatımıza tesirlerini anlatmak başlı başına bir söyleşi konusudur.
  • Yaşamak güzel be! | 23 Eylül 2009
    Yaşamak güzel be, Yaşamak güzel; Ağlamak, gülmek...
  • Fakiri Zengine Yaz | 08 Eylül 2009
    Hüzünlüyüm... Çünkü yazın son demleri…


  • Bedirhan Gökçe © 2009 Tüm hakları saklıdır. Web Tasarım Parmillon