| Bugün benim doğum günüm Hem şarhoşum hem yastayım Bir bar taburesi üstünde Babamın öldüğü yaştayım…
Evet; yukarısı şarkı sözü aşağısı gerçek
Bugün benim doğum günüm Ne şarhoşum ne de yastayım En verimli çağında, gencecik kaybettiğim Eniştemin öldüğü yaştayım… Tam o yaşta…
Evet; Bugün, bu yaşta bana ne kadar yakışırsa ölüm, işte enişteme de o kadar yakışmıştı. Eniştem, devrin en dürüst, en yiğit bürokratı…
Ayşe’m küçücüktü babası o elim kazada son yolculuğuna giderken, “Sol yanım acıyor anne”yi alın baba yapın; işte Ayşe’m Taha’m ise henüz 2 yaşına basmıştı, hatırlamıyor bile… Benim hatırladığım, her kapı çaldığında baba diye kapıya koşuşu… Emrah’ın baba şarkısı da sanki onun için yazılmış…
“Bebekler ölene ağlayamaz ki Gitme baba diye yalvaramaz ki Çocuklar babayı unutamaz ki Dönülmez gidişin böyle mi baba
Bir mezarın taşına işte baban dediler Ağladıkça elime hep resmini verdiler Sordum çaresini, dönmez artık dediler Dönülmez gidişin böylemi baba
Seslensem sesimi duyamazsın ki Ay geçer yıl geçer uyanmazsın ki Muhtacım elimi tutamazsın ki Dönülmez gidişin böyle mi baba”… … Dayısının kuzuları onlar, gözbebeklerim, ciğer yakanlarım, Ağladıklarında her şeyi ve herkesi değil silecek, kazıyacak kadar hassas yanlarım. Yetimlerim onlar benim, sızlayan yerlerim, Hele Ayşe’m o apayrı…
Evet, işte tam o yaştayım, eniştemin öldüğü yaşta, bugün benim doğum günüm… Keşke ömrüm boyunca hiç kimse bana hiçbir doğum günümde hediye almasa hatta aramasa, unutsa ama Ayşe’m ve onun gibi tüm yetimler çok ama çok ama çok mutlu olsa…
Ve bugün 21 Mart, aynı zamanda Dünya Şiir Günü, ne tesadüf ki hayatta, benim böyle bir günde doğmam tesadüf olsun, dünya şiir gününüz kutlu olsun…
|