|
Roman açılımı konuşuluyor şu günlerde, tam da demokratik açılımın sanatçılarla bir kez daha “gündemi sıcak tutulan” kahvaltısının ertesinde. Bizden olmayana alçaltıcı isimler taktığımız ve doğdukları yer, geldikleri köken itibariyle “resmi söylemlerimizde” olmasa da “gayrı resmi söylemlerimizde” yerden yere vurduklarımıza… En belden aşağı, en acımasız belki de en kanayan yerine ölümüne abandıklarımıza…
“Doğuştan gelen özellikleri ile övünenler ancak ilkel kabilelerdir” sözü ne kadar da güzel anlatıyor şu mevcut durumu…
Kim kimden üstün, neyi ile? Ya da hangi ölümlü ölümsüz… Mevcut durumu itibariyle…
Bu hafta bu yazıyı yazmamın sebebi; 18 Mart gibi önemli bir tarihe denk gelmiş olmasındandır. Hani kimsenin kökenine bakılmaksızın eline silah tutuşturulduğu, ihtiyar-çocuk, kadın-erkek bir millet mücadelesine girildiği, düşerse topyekûn bir milletin biteceği “son kale” Çanakkale’nin yıldönümüdür…
Bugün birbirimizi yediğimiz bu topraklarda o gün “tutsak yaşamaktansa ölümü tercih edenlerin” torunları olmak hem ne şeref hem ne acı…
Bakın şu şiire ve benim bu şiiri ilk kimden dinlediğime;
Ey torunlar; Bize sordunuz mu biz kimleriz? Alevi, Sünni, Kürt, Türk Kardeşçe yatan erleriz… Sanmayın ki yeryüzünde kalanlarımız düşman olacak Sanmayın ki bu vatan için ölen bizler Ayrı ayrı toprak olacak Bizler bu topraklar için şimdi burdayız Sanmayın ki birer faniyiz, Acıdayız kordayız Sizler böyle davrandıkça, Bizler burda zordayız Kavga devam ederse, Bir gün yine ordayız *** Bir gün sizde gelip buradan bir görseniz Ülkeyi dört bir koldan sevgiyle örseniz Bizler işte o zaman huzur ile uyuruz Bunları her kesim ile paylaşır dururuz
Şarapneller patlarken gözlerimin önünde Ayrım yoktur ülkemin yarınında dününde Vatan için seve seve canımızı verdikte Kahrolan yine biziz halimizi gördükçe Sanmayın ki rahat uyuruz bu kavgalar sürdükçe İstemem, mezarda ne bir anıt ne bir taş Sizler birlikte olun, vatan için hem kardaş Neden böyle ağlarız bilir misiniz mezarda? Sizleri böyle gördükçe yaralarımız azarda, Yine destanlar yazarız yattığımız mezarda Alevi Sünni nedir Nereden çıktı bu kavga… Sevmesini bilseniz inan biter bu dava Vatanıma zarardır puslu ürkek bu hava Bizler yine birliğiz, Barışta hem savaşta Kopartmak istiyorlar sizleri bu yarışta Kürt Türk Alevi Sünni Bu Tabyada bu mezarda seçilmez Birlik olup haykırdık; Bütün dünya duysun diye, Cesetlerimiz geçilir de Çanakkale geçilmez… Bizler birlikte öldük Sizler neden kavgada O gün birlik tohumları ektik Bu gün neden biçilmez Sizler Birlik oldukça Çanakkale’ler değil Edirne’den Ardahan’a Ülkemin bir karış toprağı geçilemez.
Evet ben bu şiiri ilk kez Ahmet KAYA’dan dinledim… Yorumu sizin…
|