Tek kelime ile ŞEKER nedir?
(Cevap yazmak için tıklayınız)
 


 Seviyorum ama kimi? // 15 Şubat 2010


Senden bilirim yok bana bir fâide ey gül,
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül.
Etsem de abestir sitem-i hâre tahammül,
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül.

Osman Nevres

Nerden dilime dolandı bu şarkı bilmem ama takıldı kaldı işte ve sadece takılmadı; aldı beni çocukluğumun TRT’li yıllarına götürdü…
O zaman hiç sevmediğim ya da bana hiç hitap etmeyen bu şarkılar bugün çarpıyor beni…
Eğer bir yerlerden ulaşırsanız Belgin Erol yorumuyla bir kere dinleyin derim…
Severseniz bendensiniz, sevmezseniz üç vakte kadar benden olacaksınız demektir bu.

BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA

Ne temiz çocuklardık; hiç kirlenmemiş, masumiyeti yüreğinde, mahremiyeti yüzünde. İncitmekten ÇEKİNEN, edebinden UTANAN öyle saf, öyle temiz çocuklardık…
Ve sanki tüm Türkiye, doğusundan batısına aynı mahallenin çocuklarıydık…
O kadar birbirimize benziyordik ki...

’Şimdiki çocuklar öyle değil’ demiyorum ama şimdi kaç çocuk “sevgili günlük” diyerek günlük defteri edinip gündüz yaşadıklarını gece kaleme döküyor?

Defter kaplasın demiyorum ama deftere kenar süsü yapan kaç çocuk var çevrenizde… ?
Kurşun kalemin arkasını yiyen, silgiye dişlerini geçiren, kokulu silgileri elleri çilek koksun diye avucunda terleten…

Peki, kaç çocuğun hatıra defteri var? Ya da hatıra defteri satılan kaç kırtasiye?
Kaç çocuk size bir hatıra yazmanızı istedi en son???
Bırakın dışardan birini kendi çocuğunuz?
Peki, siz şu ölümlü dünyada babanızdan annenizden böyle iki satır bir hatıra yazı aldınız mı?
Ne acı değil mi?
Hiç merak etmediniz mi?
Sizi bir sayfaya hangi sözlerle sığdıracaktı babanız ve anneniz…!

*****

“Sevgili Ayşe
Öncelikle kalbin kadar temiz bu sayfayı bana ayırdığın için çok teşekkür ederim.”
Böyle başlardı hatıra defterlerinin ilk sözü sonra bir köşeye 404’le (dönemin meşhur uhusu) vesikalık bir fotoğraf yapıştırılır ve altına;

Seviyorum ama kimi
E
n tatlı birisini
N
asıl anlatsam sana
İ
lk harflerime baksana…
mutlaka yazılırdı…

Sonra da vefasızlığa ve kalleş zamana yenik düşmemek adına, “beni kalbin kadar temiz bu sayfada unutma” imasında ikinci bir dörtlük yazılırdı;

Sepet sepet yumurta
Sakın beni unutma
Unutursan küserim
Mektubumu keserim…


Öyle ya mektuplar yazılırdı, kartlar yollanırdı yılbaşında bayramda !!!

40 SATIR MI? 40 KATIR MI?

Sonra her tarafı el yapımı süslerle dolu ve artizz resimleriyle zenginleştirilmiş ortalama 40 sorudan oluşan “anket defteri” furyası çıkmıştı…

Orada en tuzak ve en dikkat çekeni sevdiğinizin ismidir ki; kimse direk adını yazamayacağı için “baş harfleri yeterlidir” defterin sahibine…
Zaten bunu soranın genel derdi de kimin kimi sevdiğinden çok, o beni seviyor mu acabanın “en masum” testidir halden bilene…

Artık kimse yazmıyor, herkes tuşluyor diye ne hatıra, ne anket, ne de bakkal defteri kaldı.

Sanırım cep telefonu çıktığından beri hiç kimsenin “ıssız bir adaya düşse yanında götüreceği üç şey”e de ihtiyacı kalmadı…
Ne bileyim, ihtiyaç yaz boşluk bırak, at mesajı; gelsin nerden gelecekse…

Gerçekten biz büyüdükte mi kirlendi dünya yoksa zaten kirliydi de boyumuzun kısalığından biz mi göremiyorduk acaba…?

Ne çizgi filmlerin masumiyeti kaldı bugün, ne reklamların, ne oyuncakların ne de bizim…
Evet çocuklar masumdur, büyüyenler kirletir dünyayı...
Büyüdükleri halde yüreği çocuk kalanlarsa, iz bırakır dünyada...

Ve şunu asla unutma!!!

KİRLENMEK GÜZELDİR
Ama
SADECE REKLAMLARDA…



  • Kararını ver... | 06 Eylül 2010
    Türkiye hayati bir kararın verileceği haftaya giriyor.
  • Bir lokma bir hırka mı, Ferrari mi? | 30 Ağustos 2010
    Meydanlar, sokaklar sadece iftar sofralarıyla değil ilahi bir ŞÜKÜR hazzıyla dolup taşarken, o iftar anına kadar bizi en çalkantılı denizlerden çıkarıp huzura getiren SABIR ile taçlanıyor.
  • Sesimi Duyan Var mı? | 16 Ağustos 2010
    11 sene önce bugün... Saatler 03:02\'yi gösterirken gidenler böyle gideceğini hiç düşünmedi ...
  • Oruç Tutma, Parasını Ver! | 09 Ağustos 2010
    Şimdi Ramazan, Ağustos ayına gelince, bizim çocuklardan kulağıma en çok çarpan söz bu;
  • Hep aşktan sorarlar... | 26 Temmuz 2010
    Zaman, mekân, yaş ve konum değişse de Aşk değişmiyor çünkü… Değişen sadece âşıklar ve maşuklar ...
  • Talihsiz Yalçın ile Bahtsız Ece | 19 Temmuz 2010
    Asıl olan hayat sınavıdır, O da tam orda başlıyor işte… Her şey bitti dediğin yerde…
  • Beş gün olsun, benim olsun | 05 Temmuz 2010
    İşte bu yazıyı yazmamın sebebidir ki peşinen, rical-i devletten, ricali millete kadar herkesten 15-31 Temmuz arası yokum ve beni aramayın.
  • Dayanamıyorum Uley! | 28 Haziran 2010
    Yaz geldi... “Halkının” sanatçısı, “halkının” topçusu, “halkının” gazetecisi; “halkının” yerine sahillerde…
  • Al sana karne | 21 Haziran 2010
    Yarının gündemini değil, yarınların gündemini konuşmak isterdim sizinle… Oğlan dedesine, kız ninesine niye hiç benzemiyor sizce?
  • Edep edepsizlerden öğrenilir | 14 Haziran 2010
    Edep duygusu; içinde kişisel ahlaktan toplum ahlakına kadar “ar duygusu” olan her şeyi kapsar. Bir kötüyü yok etmek kolay, mesele bir kötülüğü yok etmek…
  • Biz olamayız, tüm dünya olsa bile... | 07 Haziran 2010
    Biz insanız; ‘Eşref-i Mahlukat’ız yani, yaratılmışların en şereflisi…
  • Hıyar Hıyardır, Adam da Adam | 31 Mayıs 2010
    Ne kadar ölçülü ve orantılı bir ülkedir Türkiye. Yaz yaza benziyor, bahar bahara, sabahı sabaha benziyor akşamı akşama...
  • Paran kadar konuş(ma) | 24 Mayıs 2010
    İnsanın kalbine, kalıbına göre değil parasına göre değer veriyoruz. Giderken terk edeceğin şeylere fazla meyil verme…
  • Niye mutlu olamıyoruz ? | 10 Mayıs 2010
    Kanaatkâr değiliz, çünkü insanız ve gözümüzü bir avuç toprak doyuruncaya kadar da açız maddi-manevi…
  • Yüreğimin gittiği yere | 03 Mayıs 2010
    Nasıl bekliyorum bir bilseniz yakında ortalığa yayılacak iğde dallarından süzülen kokuyu…
  • Sahi siz sevdiğinize nasıl seslenirdiniz? | 26 Nisan 2010
    Bu sözümü onaylıyor musunuz yoksa okeyliyor musunuz!!! Bilmem... Dikkat edin;
  • Sen ne kadar samimisin? | 19 Nisan 2010
    Tv kumandasını elinizden düşürmüyor/düşüremiyorsanız…
  • Turn off TV - Turn on life | 12 Nisan 2010
    Nedir peki bizi bu kadar “gönüllü tutsak eden tv gerçeği?”
  • Dramlı Annenin İbretlik Öğütleri | 05 Nisan 2010
    Yaşanmış hikayelerden kendimize pay çıkarmamız her zaman mümkün…
  • Bir Genç Kız Hikayesi -2 | 01 Nisan 2010
    Eroin satın alabilmek için önce ailemden çalmaya başladım. Sonra evimdeki eşyaları sattım, daha sonra en yakınımdakilere zarar verdim maddi anlamda.
  • Bir Genç Kız Hikayesi | 29 Mart 2010
    Eroin satın alabilmek için önce ailemden çalmaya başladım. Sonra evimdeki eşyaları sattım, daha sonra en yakınımdakilere zarar verdim maddi anlamda.
  • Bugün Benim Doğum Günüm | 21 Mart 2010
    Evet; Bugün, bu yaşta bana ne kadar yakışırsa ölüm, işte enişteme de o kadar yakışmıştı. Eniştem, devrin en dürüst, en yiğit bürokratı…
  • Açılımın Kralıdır Çanakkale | 15 Mart 2010
    Kim kimden üstün, neyi ile? Ya da hangi ölümlü ölümsüz… Mevcut durumu itibariyle…
  • Haddini Bil | 07 Mart 2010
    Sen ağrıyan dişine, terk eden sevgiline, yataklara düşüren bir grip mikrobuna bile karşı Koyamayacak kadar zayıfsın haddini bil�
  • Sen Dürüst müsün? | 01 Mart 2010
    - Doğru insan, söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmamasından utanç duyar. (Konfüçyus)
  • Nasıl Bilirler Sizi? | 22 Şubat 2010
    Hiç düşündünüz mü sizi nasıl anıyor çevreniz…? Hangi özelliğiniz sizi öne çıkaran “onların” gözünde?
  • Seviyorum ama kimi? | 15 Şubat 2010
    Ne temiz çocuklardık; hiç kirlenmemiş, masumiyeti yüreğinde, mahremiyeti yüzünde. İncitmekten ÇEKİNEN, edebinden UTANAN öyle saf, öyle temiz
  • Beni Sev(m)iyor musun? | 08 Şubat 2010
    Sanırım en çok bu soruyu soruyor ‘daha çok seven’ sevdiğine? Biz sevmiyor sanki zulmediyoruz sevdiklerimize…
  • Nerde Olmak İsterdin? | 01 Şubat 2010
    Küçükken “Zaman Tüneli” diye bir film vardı ve tüm çocukların hayal dünyalarında ciddi yolculuklar bırakmıştı…
  • Kim Oynadı Bu Oyunu -3- | 25 Ocak 2010
    Ey dışarıdaki sen! Oturduğun şu bilgisayarın başında, iyice düşün;
  • Kim Oynadı Bu Oyunu? -2- | 18 Ocak 2010
    Her ziyaret gününde onu soracaksın annene, “ne yapıyor nasıl?” diye, hep ondan da bir şeyler gelsin diye bekleyeceksin.
  • Kim Oynadı Bu Oyunu? | 11 Ocak 2010
    Şimdi bir oyun oynayalım sizinle… Oyunun adı: “Şeytanın sözü, keşke”
  • Kırık Kalplerin Ahı | 04 Ocak 2010
    Radyoda Sezen Aksu söylüyor, dışarıda kar yağıyor… Bardağımda sıcaklığı ıhlamurun...
  • İki bin on | 28 Aralık 2009
    “Çekelim turnam sineye derdi sineye, Bu yıl bize gülmek haram belki seneye”
  • 2009 Yaprak Dökümü | 21 Aralık 2009
    Şair, şarkı sözü yazarı İLKAN SAN, Şair, şarkı sözü yazarı YUSUF HAYALOĞLU...
  • Nerde, Nasıl, Kaç Yaşında? | 14 Aralık 2009
    Zincirlikuyu mezarlığına gittiğimde, tanınmışlar dünyasından birçok ünlüye...
  • Seni çalmasınlar da… | 07 Aralık 2009
    Ne kadar tanıyoruz birbirimizi? Ne kadar anlıyoruz? Ne kadar seviyoruz birbirimizi?
  • Hüzün Kokulu Afrika Geceleri | 01 Aralık 2009
    Bayramı gurbette yaşamak. Belki de bayramda gurbeti yaşamak. İş gereği, aş gereği...
  • Ataşlar içinde köze kavuştum | 23 Kasım 2009
    Herkes sevdiğine kavuştu gitti... Bir ben kaldım, bir sen son istasyonda...
  • Aşk bir yalan (mı?) | 16 Kasım 2009
    “…aşk ne hain insana bildiği bütün dilleri unutturuyor” AU
  • Tehlikenin Farkında mısın?.. | 09 Kasım 2009
    Komutan askere sormuş:Oğlum savaşdasın ve düşman karşıdan geliyor ne yaparsın?;
  • Hangi Toprak Büyütür Beni? | 02 Kasım 2009
    Ayrılık en çok ne zaman dokunur insana? O ilk günlerinde mi? Yoksa yokluğuna hasret bulaşan demlenen ÇOĞALAN günlerinde mi?
  • O Özür Dilesin! | 26 Ekim 2009
    Ne kadar benziyoruz birbirimize…Aynı sıcaktan bunalıp, aynı soğuktan üşüdüğümüz gibi;
  • O, Bana Yeter | 19 Ekim 2009
    Sessizliğin çıldırttığı anlar vardır,Gürültünün çıldırttığından daha beter...
  • Aşk-ı Rezalet | 12 Ekim 2009
    Amerikan filmlerini izlediğinizde mutlaka bir sabah kahvaltısı sahnesine şahit olursunuz...
  • Ben 80’de Çocukken | 05 Ekim 2009
    Ne çabuk geçiyor zaman…Suskun bir düş gibi eski yıllar…
  • Sen de Unutulursun | 28 Eylül 2009
    Neyi yazsam, neden bahsetsem acaba?
  • İftar Topu mu, Futbol Topu mu? | 14 Eylül 2009
    Ramazan ikliminin edebiyatımıza tesirlerini anlatmak başlı başına bir söyleşi konusudur.
  • Yaşamak güzel be! | 23 Eylül 2009
    Yaşamak güzel be, Yaşamak güzel; Ağlamak, gülmek...
  • Fakiri Zengine Yaz | 08 Eylül 2009
    Hüzünlüyüm... Çünkü yazın son demleri…


  • Bedirhan Gökçe © 2009 Tüm hakları saklıdır. Web Tasarım Parmillon