|
Kötülere acımak, iyilere zulümdür… SADİ
Not: Geçen haftanın devamıdır, Metin1'i okumadan Metin2 (!!!)'ye geçmeyin… ... Evet, sen sadece bir oyun oynamıştın ama artık alışmalısın bu yeni odana ve bu yeni hayatına. Beş sene araba süremeyecek, hiçbir arabanın sağ ön koltuğuna oturamayacaksın. Pazardan kışın portakal, yazın elma, baharda kiraz, çıktığında erik alamayacaksın, annene mantı yaptıramayacak, halanın baklavalarının tazeliğini her bayram hatırlayacaksın… 5 yılbaşı ağlayacak, 10 bayram kan kusacaksın, anneler günü dağlanacak, babalar gününü içerde anlayacaksın, doğum günlerinde ölüp, her kandil gecesi yeniden doğacaksın… Maça-sinemaya gidemeyecek, parkta oturamayacak, sevdiğine mesaj atamayacaksın…
Her ziyaret gününde onu soracaksın annene, “ne yapıyor nasıl?” diye, hep ondan da bir şeyler gelsin diye bekleyeceksin. "Selam da mı yok anne" diyeceksin baban çay almaya gittiğinde, "selam da mı yok?" … Annenin gözlerinde o an bir aşkı toprağa vereceksin; Günler geçtikçe arkadaşlarının da selamları kesilecek yavaş yavaş, kimi gurbete gidecek kimi askere, kimi gelin gidecek, kimi neyse öyle işte…
*** Sevdiklerinin hepsi bir zarfın içinde gelecek sana, hepsinin yüzünde acı bir gülümseme hepsi bi buruk bakacak o fotoğraflarda… Şu annenin gözlerine bak, babanın çökmüş omuzlarına, ablan niye objektife bakmıyor dersin, abin niye yok o fotoğrafta? Evet, gözyaşları içinde bakacaksın o resme saatlerce, pastaya mumlara… Kim ne giymişse beynine kazıyacaksın tek tek, renkleri desenleri duruşlarıyla… Dur bırakma oyunu ayrıca iyi tarafları da var bu işin; Mesela hiç boya badana yok, fatura yatırma işinden muafsın beş sene, yok orayı sel basmış, yok yarın trafik kapalı olacakmış, bankada çok kuyruk varmış, patron fırça atarmış, hoca sınıfa almazmış, perdeleri takmakmış, akan musluğa bakmakmış, arabanın taşıt pulu, benzine zam, mutfağa cam… Ama gece oldu mu başlar kafada duman, yakında ikinci mahkemen var, havalandırma sıran, banyo sıran, tespihin, voltan, gıcırdayan ranzan… Bir gece ateşleneceksin ve senin odadaki koğuş arkadaşların ilaç içirecekler sana. Islak bez koyacak alnına en merhametlisi...
“Şunu iç bir şeyin kalmaz” diyecek seni en seveni, En gamsızı “yarına geçer, bırak uyusun” diyecek… Arkadaşların ise zaten kimi gasptan, kimi çek-senetten, kimi hırsızlıktan, kimi cinayetten kimi de arkadaş kurbanı uyuşturucu-haptan… Bilgisayardan, kaçakçılıktan, oradan buradan.
Seni hep o kollayacak, o kader kurbanı olan; Ama senin dudaklarından sevdiğinin yarım yamalak dökülen ismini kimse duymayacak, duysa da anlamayacak, sadece “sayıklıyor” diyecekler “sayıklıyor” yine… "Alışır alışır diyecek" en yıllanmışı “yeni de ondan”… “O olsaydı” diyeceksin aralarda ayıldıkça, Onu arayacak hayal meyal gözlerin. Ve…
---------- SON BÖLÜMÜ HAFTAYA… Bir tahmininiz varsa yoruma ekleyin lütfen… Bakalım tahmin ettiğiniz gibi mi bitecek?…
|