| “Çekelim turnam sineye derdi sineye Bu yıl bize gülmek haram belki seneye”
Geçen sene böyle bitirmişim yazımın sonunu, yepyeni bir yıla merhaba derken. HANGİ RUH HALİ İLE YAZDIĞIMI BEN BİLSEM DE ÖNEMLİ OLAN SENİN HANGİ RUH hali ile okumuş OLDUĞUNdu…
Ne kadar güldük, ne kadar ağladık? Ne kadarını ortaya koyup Ne kadarını sineye çektik? Cevap herkesin kendinde gizli ama “belki seneye” diyerek umudu körüklemek SENİN elinde…
Geçen yazımızda ölen ünlülerimizi yazdık, doğanları yazsak sayfalar yetmezdi. Kaç intihar, kaç cinayet, kaç ölü rakamlarıyla belli… Ya umuda diş bileyerek yeniden hayata sarılanlar, İçindeki intihar yangınlarını umut pınarlarıyla söndürenler, Allah’a sığınıp son anda elini kana bulamaktan vazgeçenler, “Ben kimsenin ölümüne sebep olmak istemem” diyerek ayağını gazdan çekenler, hatalı sollamalara girmeyip, kırmızıda geçmeyenler…
Bunları bilmiyoruz, çünkü bunlar eyleme geçmeden haber değeri taşımaz, haliyle de sana bana ulaşmaz…
Mesela sene içinde sayısız çocuk ölümleri haberi okuduk/duyduk. Oysa bu sene 5 yaş altı çocuk ölümlerinde yüzde 28 gibi bir azalma olurken, bebek ölüm oranları da binde 20’nin altına düştü… Sadece bu haber bile 2009 yılının bozuk sicilini kurtarmaya yetmez mi?
***
Evet Türkiye aynı zamanda son dönemlerin en dalgalı, en hareketli senesini de geride bırakıyor ama “denizler de dalgalanmadan durulamıyor”. AYRICA 2009 “hangi haber kanalını izlediğini söyle; senin kim olduğunu söyleyeyim” cihetinden de çok önemli bir yıl olmuştur. YENİ YIL İKİ BİN ON BUYUR SANA ERGENEK ON! Neresinden verir, neresinden görürsen artık, köşede duran logona kalmış…
***
Ey 2010… Dalgalan dalgalanabildiğin kadar ay yıldızlı bayrağım gibi, Ve artık yıllardır içinde biriktirdiğin kinini, garezini, tortunu, kirini, pasını at. Silah mühimmat, kuru ıslak içinde sana ait olmayan ne varsa kus, kurşun beslediğin topraklardan artık çiçek çıkar, ot çıkar. Ne kadar faili meçhul varsa ver adını hiç korkma…
Bırak seven sevdiğini alsın, sevenlerin arasına girme, girenlere müsaade etme… Kötüler ıslah olsun, kötülükler son bulsun, kötüye meyil verme… Kim sevdiğine hangi dilde şiir yazacaksa bırak yazsın, Kim düğününde ne çalacaksa bırak çalsın, Kim hangi kıyafeti giymek istiyorsa bırak giysin, Kim saçını nasıl kesmek istiyorsa bırak kessin, Toprağın altı bizi çağırmadan, üstündeki tüm nefretler yok olsun… Bayrağımın gölgesi, kitabımın nefesi herkese yeter.
Sema-semah cem olsun, Şemmame ile kolbastı 2009’un sembolü olsun…
|