| Zincirlikuyu mezarlığına gittiğimde, tanınmışlar dünyasından birçok ünlüye; Ayhan Işık’tan Sadri Alışık’a, Kemal Sunal’dan Sakıp Sabancı’ya isim isim bilmesem de ünlü ünsüz hepsine dua ettim, ben öldükten sonra benim de ardımdan okuyanım olsun diye de kendime…
Mezarlıklar müdürlüğünden Hüseyin Mor Beyefendi ile biraz sohbet ettim, biraz da bilgi edindim… Mesela ölümlerin yazın azalıp, kışın arttığını öğrendim… İstanbul’da bir günde ölenlerin sayısı 150 ila 200 arasında. Ortalamayı 175 alırsak; Haftada 1225 Ayda 5250. Yılda ortalama 65.000 civarında insan hayata veda ediyor, SADECE İstanbul’da… Şimdi gözünüzün önüne 65.000 insanı getirin; nerdeyse yine aynı şehrin en büyük stadının tamamı…
Edindiğim diğer dikkat çeken bilgi ise… Son DÖRT YILIN ORTALAMASINI almışlar ve halk arasında 3 aylar diye bilinen aylarda dikkat çeken oranları yakalamışlar… Günlük Ortalama ölen sayısını 175 olarak belirlediğimizi hatırlatarak. Recep ayında bu rakam yine 175 iken Şaban ayında 150'ye geriliyor. Ramazan ayında en fazla 100 kişi hayatını kaybederken, Ramazanın bitişinin ardından gelen Şevval ayında bir anda bu rakam 200’e fırlayarak bir önceki ayın 2 katına ulaşıyor…
Maddi-manevi konunun yorumunu ehillerine bırakırken bir ara da nüfus müdürlüğüne gidip doğum oranlarının nasıl olduğunu da öğrenmek istiyorum. Ve bu düşüncelerle Zincirlikuyu dan çıkarken aklımda o girişteki söz… “Her canlı ölümü tadacaktır.”
TÜRKİYE’de gündem de ne var …? Bursa’da patlama 19 işçi şehit (görev başında öleni şehit biliriz), Tokat’ta saldırı 7 asker şehit, Trafikte şu kadar… “Grip”den şu kadar, sayısız ne gazi ne şehit…
Ne çok ölüyoruz, Niye hep ölüyoruz? Niye böyle ölüyoruz? Dünyaya kazık çakacağımız yok elbette ama benim isyanım başka; ben her hangi bir ölümle ve herhangi bir zaman da ölmek istemiyorum… Ramazanda olsun istiyorum SON ON GÜNDE MESELA, en azından en az ölünen ayda… Yaşarken AZINLIK olamadık, ölürken olur kurtuluruz BELKİ DİYE …
|