| Ne kadar tanıyoruz birbirimizi? Ne kadar anlıyoruz? Ne kadar seviyoruz birbirimizi? Ne kadar yanıyoruz? Nedir bunun ölçeri…? Hangi an, hangi olay, hangi sebep söyletir, “seni hiç tanımamışım”; “yazıklar olsun” Ya da “beni çok mutlu ettin”; “iyiki varsın” sözünü? Aşk ölçeği, sevda metresi, gönül gramı, dost dirhemi ne bu işin…?
“O” an var, “o” an ! William Shakespeare’in ifadesi ile “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu.” O AN OLMAK YA DA OLMAMAK. O en acılı gününde, O en mutlu gününde, O en korktuğun ya da en sevindiğin günde… Acını, mutluluğunu, korkunu, sevincini, Paylaştığı veya paylaşmadığı yerde…
En güvendiklerinizin duyarsız Sıradan saydıklarınızın yanınızda olduğu yerde. “Ne kadar yanlış tanımışım” ile “Nasıl günahını almışım”ın arasında bir yerde…
Kısaca; Bir cenazede, bir düğünde, bir kazada, bir kutlamada… Birilerinin olmasını istediğiniz yerde; Gözlerinizin onu aradığı yerde ya da Gelişi ile sizi hem utandıran hem de mutlu ettiren yerde… ***
Malum bu hafta ofisime hırsız girdi. Camdan ve Ben içerde uyurken! Kabus dolu bir hafta… Bu dost ve dost bildiklerimin de bir testi gibiydi adeta…
O “en” günümde yanımda olan ailemden, sanatçı dostlarıma, arkadaşlarımdan siz sevenlerime kadar… Her birinize, minnetle, şükranla, sevgiyle… *** Evet, bir haftadır arabam kayıp, eşyalarım kayıp, hırsız kayıp 80’de çalınan çocukluğum 30 senedir kayıp…
Çalanları ve sebep olanları, Allah’a havale ettim. Gidenler elbet yerine gelir… Bana sen lazımsın, bana “dost” lazım… Meğer ben ne kadar kalabalıkmışım… İyi bak kendine, Seni benden kimse çalmasın… ÇÜNKÜ BANA SEN LAZIMSIN…
|