Tek kelime ile ŞEKER nedir?
(Cevap yazmak için tıklayınız)
 


 Hangi Toprak Büyütür Beni? // 02 Kasım 2009

Ayrılık en çok ne zaman dokunur insana?
O ilk günlerinde mi?
Yoksa yokluğuna hasret bulaşan demlenen ÇOĞALAN günlerinde mi?
Aşk en çok ne zaman vurur insanı?
O ilk gördüğü anda mı?
Yoksa biriktirilmiş anılardan onsuz yapamayacağını anladığın anda mı?
Ne zaman?
Peki, aşk ayrılıkla bu kadar yan yana mıdır?..
Her aşk bir ayrılığa gebe,
Her ayrılık bir aşka işkence midir böyle inceden inceye?..

GÜNEŞİN ERKEN DOĞDUĞU/BATTIĞI YERDEN

Bu yazıyı memleketimin doğusundan yazıyorum.
Kars’dan Ardahan’a ordan da Erzurum’a geçerek…

Kars’ta Aşık Şenlik’den Kazım Karabekir’e, türküsünden cengine, 89 yılı özümseyerek ve önemseyerek hatırlamak ve hatırlatmak…
Başkanı, Valisi halkıyla halaya durmak omuz omuza el ele…
Celal Baba’nın himmeti, yüreğinin gayretiyle…

Oradan Ardahan’a yürümek dilimde Baba Şenlikten “can sağ iken yurt vermeyiz düşmana” sözü, gözümün önünde “yurt vermeyen” Kazım Karabekir Paşa ve şerefli ordusu…

İlk kez kendi topraklarında olmak çok garip bir duygu,
Çocukluğundan buyana bir efsane gibi dinlediğin yerlerin bir anda ete kemiğe bürünerek gelinlik bir kız gibi karşında süzülmesi…
Bir eski zaman ki; …
Baban at kuşanıp askere gitmiş, annen aynı ata binerek oraya gelin gitmiş, büyük ağabeyinin küçük cesedi o atın sırtında daha melek çağında toprağa inmiş...
Belki de en garibi ismini taşıdığın dedenin mezarında ya da mezar taşında garip bir hüzünle, için titreyerek insanın kendi ismine dua etmesi…

Aşk ve Ayrılık
Hüzünle yan yana konulmuş iki garip resim…
Renkleri senin tualinde canına karışır işte, ister Egeden mavi çek ister Doğudan kahverengi ve yeşil…

Bu yazıyı Erzurum’dan yazıyorum biraz önce ezanlar okundu ve erken indi Erzurum’a karanlık… dışarıda yağmur yağıyor dünden kalma karlardan eser yok şimdi…
Ayakkabılarımı boyuyor Muammer…
Misafirperverliğin zirvesi Erzurum’un palandöken yüreği…
Bilmiyor o boya kokusunda beni çocukluğumun pazar akşamlarına götürüp babamla yan yana boyadığım iskarpinlerimi avucuma ıslak bir mendil gibi bırakıp gittiğini…
Yan odada yazımın bitmesini bekliyor Ilıcalı Ali, ve Tekmanlı Bünyamin
İkisi de can parçası, ikisi de memleketimden insan manzaraları…

İşte sonuna geldik yazının;
Aşk nereye gidersen git değişmez, alır kendi rengine boyar her yeri ve her şeyi…
Ayrılıksa siyaha çalar içinde duyduğun hasretle onulmaz bir sevgiliyi…

Her ağaç toprağında büyürse
Beni hangi toprak büyütür şimdi?..

 Not: Can dostum, şairim Ali Ulurasba\'nın Tüyap kitap fuarında, 08 Kasım Pazar, imza günü vardır. BKY- Babıali Kültür Yayıncılığı standı salon 3, stand 602-A, saat 11:00 den itibaren yeni romanını sizler için imzalayacak. Hayırlı, uğurlu olması dileğiyle... 



  • Kararını ver... | 06 Eylül 2010
    Türkiye hayati bir kararın verileceği haftaya giriyor.
  • Bir lokma bir hırka mı, Ferrari mi? | 30 Ağustos 2010
    Meydanlar, sokaklar sadece iftar sofralarıyla değil ilahi bir ŞÜKÜR hazzıyla dolup taşarken, o iftar anına kadar bizi en çalkantılı denizlerden çıkarıp huzura getiren SABIR ile taçlanıyor.
  • Sesimi Duyan Var mı? | 16 Ağustos 2010
    11 sene önce bugün... Saatler 03:02\'yi gösterirken gidenler böyle gideceğini hiç düşünmedi ...
  • Oruç Tutma, Parasını Ver! | 09 Ağustos 2010
    Şimdi Ramazan, Ağustos ayına gelince, bizim çocuklardan kulağıma en çok çarpan söz bu;
  • Hep aşktan sorarlar... | 26 Temmuz 2010
    Zaman, mekân, yaş ve konum değişse de Aşk değişmiyor çünkü… Değişen sadece âşıklar ve maşuklar ...
  • Talihsiz Yalçın ile Bahtsız Ece | 19 Temmuz 2010
    Asıl olan hayat sınavıdır, O da tam orda başlıyor işte… Her şey bitti dediğin yerde…
  • Beş gün olsun, benim olsun | 05 Temmuz 2010
    İşte bu yazıyı yazmamın sebebidir ki peşinen, rical-i devletten, ricali millete kadar herkesten 15-31 Temmuz arası yokum ve beni aramayın.
  • Dayanamıyorum Uley! | 28 Haziran 2010
    Yaz geldi... “Halkının” sanatçısı, “halkının” topçusu, “halkının” gazetecisi; “halkının” yerine sahillerde…
  • Al sana karne | 21 Haziran 2010
    Yarının gündemini değil, yarınların gündemini konuşmak isterdim sizinle… Oğlan dedesine, kız ninesine niye hiç benzemiyor sizce?
  • Edep edepsizlerden öğrenilir | 14 Haziran 2010
    Edep duygusu; içinde kişisel ahlaktan toplum ahlakına kadar “ar duygusu” olan her şeyi kapsar. Bir kötüyü yok etmek kolay, mesele bir kötülüğü yok etmek…
  • Biz olamayız, tüm dünya olsa bile... | 07 Haziran 2010
    Biz insanız; ‘Eşref-i Mahlukat’ız yani, yaratılmışların en şereflisi…
  • Hıyar Hıyardır, Adam da Adam | 31 Mayıs 2010
    Ne kadar ölçülü ve orantılı bir ülkedir Türkiye. Yaz yaza benziyor, bahar bahara, sabahı sabaha benziyor akşamı akşama...
  • Paran kadar konuş(ma) | 24 Mayıs 2010
    İnsanın kalbine, kalıbına göre değil parasına göre değer veriyoruz. Giderken terk edeceğin şeylere fazla meyil verme…
  • Niye mutlu olamıyoruz ? | 10 Mayıs 2010
    Kanaatkâr değiliz, çünkü insanız ve gözümüzü bir avuç toprak doyuruncaya kadar da açız maddi-manevi…
  • Yüreğimin gittiği yere | 03 Mayıs 2010
    Nasıl bekliyorum bir bilseniz yakında ortalığa yayılacak iğde dallarından süzülen kokuyu…
  • Sahi siz sevdiğinize nasıl seslenirdiniz? | 26 Nisan 2010
    Bu sözümü onaylıyor musunuz yoksa okeyliyor musunuz!!! Bilmem... Dikkat edin;
  • Sen ne kadar samimisin? | 19 Nisan 2010
    Tv kumandasını elinizden düşürmüyor/düşüremiyorsanız…
  • Turn off TV - Turn on life | 12 Nisan 2010
    Nedir peki bizi bu kadar “gönüllü tutsak eden tv gerçeği?”
  • Dramlı Annenin İbretlik Öğütleri | 05 Nisan 2010
    Yaşanmış hikayelerden kendimize pay çıkarmamız her zaman mümkün…
  • Bir Genç Kız Hikayesi -2 | 01 Nisan 2010
    Eroin satın alabilmek için önce ailemden çalmaya başladım. Sonra evimdeki eşyaları sattım, daha sonra en yakınımdakilere zarar verdim maddi anlamda.
  • Bir Genç Kız Hikayesi | 29 Mart 2010
    Eroin satın alabilmek için önce ailemden çalmaya başladım. Sonra evimdeki eşyaları sattım, daha sonra en yakınımdakilere zarar verdim maddi anlamda.
  • Bugün Benim Doğum Günüm | 21 Mart 2010
    Evet; Bugün, bu yaşta bana ne kadar yakışırsa ölüm, işte enişteme de o kadar yakışmıştı. Eniştem, devrin en dürüst, en yiğit bürokratı…
  • Açılımın Kralıdır Çanakkale | 15 Mart 2010
    Kim kimden üstün, neyi ile? Ya da hangi ölümlü ölümsüz… Mevcut durumu itibariyle…
  • Haddini Bil | 07 Mart 2010
    Sen ağrıyan dişine, terk eden sevgiline, yataklara düşüren bir grip mikrobuna bile karşı Koyamayacak kadar zayıfsın haddini bil�
  • Sen Dürüst müsün? | 01 Mart 2010
    - Doğru insan, söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmamasından utanç duyar. (Konfüçyus)
  • Nasıl Bilirler Sizi? | 22 Şubat 2010
    Hiç düşündünüz mü sizi nasıl anıyor çevreniz…? Hangi özelliğiniz sizi öne çıkaran “onların” gözünde?
  • Seviyorum ama kimi? | 15 Şubat 2010
    Ne temiz çocuklardık; hiç kirlenmemiş, masumiyeti yüreğinde, mahremiyeti yüzünde. İncitmekten ÇEKİNEN, edebinden UTANAN öyle saf, öyle temiz
  • Beni Sev(m)iyor musun? | 08 Şubat 2010
    Sanırım en çok bu soruyu soruyor ‘daha çok seven’ sevdiğine? Biz sevmiyor sanki zulmediyoruz sevdiklerimize…
  • Nerde Olmak İsterdin? | 01 Şubat 2010
    Küçükken “Zaman Tüneli” diye bir film vardı ve tüm çocukların hayal dünyalarında ciddi yolculuklar bırakmıştı…
  • Kim Oynadı Bu Oyunu -3- | 25 Ocak 2010
    Ey dışarıdaki sen! Oturduğun şu bilgisayarın başında, iyice düşün;
  • Kim Oynadı Bu Oyunu? -2- | 18 Ocak 2010
    Her ziyaret gününde onu soracaksın annene, “ne yapıyor nasıl?” diye, hep ondan da bir şeyler gelsin diye bekleyeceksin.
  • Kim Oynadı Bu Oyunu? | 11 Ocak 2010
    Şimdi bir oyun oynayalım sizinle… Oyunun adı: “Şeytanın sözü, keşke”
  • Kırık Kalplerin Ahı | 04 Ocak 2010
    Radyoda Sezen Aksu söylüyor, dışarıda kar yağıyor… Bardağımda sıcaklığı ıhlamurun...
  • İki bin on | 28 Aralık 2009
    “Çekelim turnam sineye derdi sineye, Bu yıl bize gülmek haram belki seneye”
  • 2009 Yaprak Dökümü | 21 Aralık 2009
    Şair, şarkı sözü yazarı İLKAN SAN, Şair, şarkı sözü yazarı YUSUF HAYALOĞLU...
  • Nerde, Nasıl, Kaç Yaşında? | 14 Aralık 2009
    Zincirlikuyu mezarlığına gittiğimde, tanınmışlar dünyasından birçok ünlüye...
  • Seni çalmasınlar da… | 07 Aralık 2009
    Ne kadar tanıyoruz birbirimizi? Ne kadar anlıyoruz? Ne kadar seviyoruz birbirimizi?
  • Hüzün Kokulu Afrika Geceleri | 01 Aralık 2009
    Bayramı gurbette yaşamak. Belki de bayramda gurbeti yaşamak. İş gereği, aş gereği...
  • Ataşlar içinde köze kavuştum | 23 Kasım 2009
    Herkes sevdiğine kavuştu gitti... Bir ben kaldım, bir sen son istasyonda...
  • Aşk bir yalan (mı?) | 16 Kasım 2009
    “…aşk ne hain insana bildiği bütün dilleri unutturuyor” AU
  • Tehlikenin Farkında mısın?.. | 09 Kasım 2009
    Komutan askere sormuş:Oğlum savaşdasın ve düşman karşıdan geliyor ne yaparsın?;
  • Hangi Toprak Büyütür Beni? | 02 Kasım 2009
    Ayrılık en çok ne zaman dokunur insana? O ilk günlerinde mi? Yoksa yokluğuna hasret bulaşan demlenen ÇOĞALAN günlerinde mi?
  • O Özür Dilesin! | 26 Ekim 2009
    Ne kadar benziyoruz birbirimize…Aynı sıcaktan bunalıp, aynı soğuktan üşüdüğümüz gibi;
  • O, Bana Yeter | 19 Ekim 2009
    Sessizliğin çıldırttığı anlar vardır,Gürültünün çıldırttığından daha beter...
  • Aşk-ı Rezalet | 12 Ekim 2009
    Amerikan filmlerini izlediğinizde mutlaka bir sabah kahvaltısı sahnesine şahit olursunuz...
  • Ben 80’de Çocukken | 05 Ekim 2009
    Ne çabuk geçiyor zaman…Suskun bir düş gibi eski yıllar…
  • Sen de Unutulursun | 28 Eylül 2009
    Neyi yazsam, neden bahsetsem acaba?
  • İftar Topu mu, Futbol Topu mu? | 14 Eylül 2009
    Ramazan ikliminin edebiyatımıza tesirlerini anlatmak başlı başına bir söyleşi konusudur.
  • Yaşamak güzel be! | 23 Eylül 2009
    Yaşamak güzel be, Yaşamak güzel; Ağlamak, gülmek...
  • Fakiri Zengine Yaz | 08 Eylül 2009
    Hüzünlüyüm... Çünkü yazın son demleri…


  • Bedirhan Gökçe © 2009 Tüm hakları saklıdır. Web Tasarım Parmillon