| Ayrılık en çok ne zaman dokunur insana? O ilk günlerinde mi? Yoksa yokluğuna hasret bulaşan demlenen ÇOĞALAN günlerinde mi? Aşk en çok ne zaman vurur insanı? O ilk gördüğü anda mı? Yoksa biriktirilmiş anılardan onsuz yapamayacağını anladığın anda mı? Ne zaman? Peki, aşk ayrılıkla bu kadar yan yana mıdır?.. Her aşk bir ayrılığa gebe, Her ayrılık bir aşka işkence midir böyle inceden inceye?..
GÜNEŞİN ERKEN DOĞDUĞU/BATTIĞI YERDEN
Bu yazıyı memleketimin doğusundan yazıyorum. Kars’dan Ardahan’a ordan da Erzurum’a geçerek… Kars’ta Aşık Şenlik’den Kazım Karabekir’e, türküsünden cengine, 89 yılı özümseyerek ve önemseyerek hatırlamak ve hatırlatmak… Başkanı, Valisi halkıyla halaya durmak omuz omuza el ele… Celal Baba’nın himmeti, yüreğinin gayretiyle…
Oradan Ardahan’a yürümek dilimde Baba Şenlikten “can sağ iken yurt vermeyiz düşmana” sözü, gözümün önünde “yurt vermeyen” Kazım Karabekir Paşa ve şerefli ordusu…
İlk kez kendi topraklarında olmak çok garip bir duygu, Çocukluğundan buyana bir efsane gibi dinlediğin yerlerin bir anda ete kemiğe bürünerek gelinlik bir kız gibi karşında süzülmesi… Bir eski zaman ki; … Baban at kuşanıp askere gitmiş, annen aynı ata binerek oraya gelin gitmiş, büyük ağabeyinin küçük cesedi o atın sırtında daha melek çağında toprağa inmiş... Belki de en garibi ismini taşıdığın dedenin mezarında ya da mezar taşında garip bir hüzünle, için titreyerek insanın kendi ismine dua etmesi…
Aşk ve Ayrılık Hüzünle yan yana konulmuş iki garip resim… Renkleri senin tualinde canına karışır işte, ister Egeden mavi çek ister Doğudan kahverengi ve yeşil…
Bu yazıyı Erzurum’dan yazıyorum biraz önce ezanlar okundu ve erken indi Erzurum’a karanlık… dışarıda yağmur yağıyor dünden kalma karlardan eser yok şimdi… Ayakkabılarımı boyuyor Muammer… Misafirperverliğin zirvesi Erzurum’un palandöken yüreği… Bilmiyor o boya kokusunda beni çocukluğumun pazar akşamlarına götürüp babamla yan yana boyadığım iskarpinlerimi avucuma ıslak bir mendil gibi bırakıp gittiğini… Yan odada yazımın bitmesini bekliyor Ilıcalı Ali, ve Tekmanlı Bünyamin… İkisi de can parçası, ikisi de memleketimden insan manzaraları…
İşte sonuna geldik yazının; Aşk nereye gidersen git değişmez, alır kendi rengine boyar her yeri ve her şeyi… Ayrılıksa siyaha çalar içinde duyduğun hasretle onulmaz bir sevgiliyi…
Her ağaç toprağında büyürse Beni hangi toprak büyütür şimdi?..
Not: Can dostum, şairim Ali Ulurasba\'nın Tüyap kitap fuarında, 08 Kasım Pazar, imza günü vardır. BKY- Babıali Kültür Yayıncılığı standı salon 3, stand 602-A, saat 11:00 den itibaren yeni romanını sizler için imzalayacak. Hayırlı, uğurlu olması dileğiyle...
|